Hz.Lokmanın Oğluna Verdiği Hikmetli Öğütler

Allah'ın verdiği ilimle, hikmet ve yüksek hitabet gücüne sahip elçilerden biri de Hz. Lokman'dır. Kuran'da bildirilen "Andolsun, Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik..." (Lokman Suresi, 12) ayetinde, Hz. Lokman'ın bu ilmi haber verilmektedir.

Hz. Lokman, Allah’ın haber verdiği sınırları koruyan samimi bir mümin olarak, oğluna yaptığı tebliğ ile de Allah’ın izniyle tüm insanlara yol göstermektedir.

Allah, "Gerçekten, Allah, Kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur." (Nisa Suresi, 48) ayetiyle şirkin çok büyük bir günah olduğunu bildirmiştir. Şirkin ne denli büyük bir zulüm (yalan, iftira, haksızlık) olduğunun bilincinde olan Hz. Lokman da oğluna öğüt verirken öncelikle şirkten kaçınmasını söylemiştir. Hz. Lokman’ın bu öğüdü bir ayette şöyle bildirilmiştir:

"Hani Lokman oğluna öğüt vererek demişti ki; "Ey oğlum, Allah'a şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür." (Lokman Suresi, 13)

Hz. Lokman oğluna öğüt verirken, ona büyüklüğe kapılmanın büyük bir yanılgı olduğu konusunda da hatırlatmada bulunmuştur. Çünkü bütün güç ve kudret Allah'a aittir. Aklın, bilginin gerçek sahibi de Allah’tır. Her şeyde Allah'a muhtaç olan insan gibi aciz bir varlığın, kendinde bir güç ve üstünlük varmış gibi büyüklenmeye kalkışması, yürüyüşüyle, konuşmasıyla kibirli bir tavra girmesi son derece kötü bir ahlak özelliğidir. Hz. Lokman'ın büyüklenme konusunda oğluna yaptığı hatırlatma Kuran'da şöyle haber verilmiştir:

“İnsanlara yanağını çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmiş olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.” (Lokman Suresi, 18)

Hz. Lokman'ın oğluna öğütte bulunduğu konulardan biri de insanların bir kısmının göz ardı ettikleri Allah'ın her an her şeyi görmekte ve bilmekte olduğu gerçeğidir. İnsan zaman ve mekanla sınırlı bir varlıktır. Başka bir kişi tarafından aktarılmadıkça, ancak kendi bulunduğu yerde, zamanda gelişen olaylardan haberdar olabilir. Bulunduğu zaman ve mekanın dışına çıkarak olayları değerlendirmesi asla mümkün değildir. Bu da insanın en büyük acizliklerinden biridir.

Oysa insanı yaratan Rabbimiz, zaman ve mekanın da Yaratıcısı'dır; dolayısıyla bu kavramlara bağımlı değildir. Zamanın ve mekanın kapsadığı yani kainatta gerçekleşen her olaydan haberdardır. Bu nedenle ahiret günü Rabbimiz dünya hayatında işlenen her amelin karşılığını eksiksizce verecektir. Hz. Lokman'ın bu konudaki öğüdü Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

"Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır." (Lokman Suresi, 16)

Yorum Yaz